NEFRETİ KÖRÜKLEYEN BARIŞ KARŞITI SERGİ

Written by bot on May 26th, 2008 | Files under Türkiye - Europa

NEFRETİ KÖRÜKLEYEN BARIŞ KARŞITI SERGİ

Nobel Vakfı’nda İslam düşmanlığı !
İnsanlığa hizmet edenlere 107 yıldır bilim ve barış ödülleri dağıtan Nobel Vakfı, nefreti körükleyen barış karşıtı bir sergiye ev sahipliği yapıyor.

İslam aleyhtarlığıyla bilinen İtalyan yazar Oriana Fallaci’ye kapılarını açan Oslo’daki Nobel Barış Merkezi sergi salonuna, ‘Düşman olarak İslam’ yazısını astı. Fallici’nin sergisinde, İslam karşıtı fotoğraf, video ve yazılar var. Hazırlanan özel odalarda İslam’ı tehlikeli gösteren filmler gösteriliyor. Kur’an-ı Kerim için ‘şimdiye kadar yazılmış en tehlikeli kitap’ tabirinin kullanıldığı sergi, Müslüman ziyaretçilerin tepkisine yol açtı. Cihan Haber Ajansı’nın konuyla ilgili sorularını cevaplayan Nobel Barış Merkezi Genel Direktörü Bente Erichsen, serginin gerekçesini ‘düşünce özgürlüğü’ olarak açıkladı. Herkesin fikirlerine kulak verdiklerini savunan Erichsen, “Sergide beğendiğimiz veya beğenmediğimiz birçok insanın düşüncelerine yer verdik. Düşünce özgürlüğünü biz böyle tanımlıyoruz.” dedi.

Nobel Barış Ödülleri’nin verildiği Norveç’in başkenti Oslo’daki Barış Merkezi’nin bugünlerdeki ana teması, Read more..

Bu yazı toplamda 6, bugün ise 0 kez görüntülenmiş


EŞİ TARAFINDAN BESLENMİŞ

Written by bot on May 26th, 2008 | Files under Türkiye - Europa

EŞİ TARAFINDAN BESLENMİŞ

11 gün sonra sağ kurtarıldı !
Çin’deki depremin üzerinden 266 saat geçmesine rağmen, bir kişi enkaz altından sağ çıkarıldı.

Devlet televizyonu, Mianzhu kentinde 80 yaşındaki kısmi felçli Xiao Zhihu adlı bir erkeğin, enkaz altından canlı kurtarıldığını bildirdi.

Evinin sütunları altında kalan Zhihu’nun, eşi tarafından beslendiği için hayatta kalabildiği belirtildi.

Çin hükümetinin açıklamalarına göre, depremde ölenlerin sayısı 60 bin. Ancak hala 30 bin kişi kayıp olduğu için ölü sayısının 80 bini bulabileceği belirtiliyor.

AA

Bu yazı toplamda 6, bugün ise 0 kez görüntülenmiş


DÜNYANIN ZİRVESİNE ÇIKAN EN YAŞLI KİŞİ

Written by bot on May 26th, 2008 | Files under Türkiye - Europa

DÜNYANIN ZİRVESİNE ÇIKAN EN YAŞLI KİŞİ

76 yaşında Everest’e çıktı, rekor kırdı
Everest’e tırmanan 76 yaşındaki Nepalli, dünyanın zirvesine çıkan en yaşlı kişi oldu.

Nepal Turizm Bakanlığı yetkilisi Ramesh Chetri, Sherchan’ın bu sabah erken saatlerde rehberleriyle birlikte Everest’e çıktığını söyledi.

Chetri, Sherchan’ın sağlık durumunun iyi olduğunu ve zirveden inişe geçtiğini belirtti.

Sherchan böylece, geçen yıl Everest’e 71 yaşında tırmanan Japon vatandaşı Katsusuke Yanagisawa’nın rekorunu kırmış oldu.

Bu yazı toplamda 13, bugün ise 0 kez görüntülenmiş


SAHNE ŞOVU İZLEYENLERİ HAYRAN BIRAKTI

Written by bot on May 26th, 2008 | Files under Türkiye - Europa

SAHNE ŞOVU İZLEYENLERİ HAYRAN BIRAKTI

İşte Eurovision’da 1. olan şarkı - İZLE

 
Sırbistan’ın başkenti Belgrad’daki Eurovision Şarkı Yarışması’nda birinciliği Rusya kazandı. İşte 1. olan ‘Believe’ şarkısı…

Rusya adına yarışan Dima Bilan, 272 puan toplayarak 53. Eurovision Şarkı Yarışması’nı birinci olarak tamamladı. Bilan performansını sergilerken ekibindeki dansçı da buz pistine çevrilen sahnede mini bir gösteri yaptı.

İŞTE RUSYA’YA BİRİNCİLİĞİ GETİREN ŞARKI
EUROVISION’DA SIRALAMA BÖYLE OLUŞTU

1. Rusya…………………272

2. Ukrayna……………….230

3. Yunanistan…………….218

4. Ermenistan…………….199

5. Norveç………………..182

6. Sırbistan……………..160

7. Türkiye……………….138

8.Azerbaycan……………..132

9.İsrail…………………124

10.Bosna-Hersek…………..110

Eurovision’da Rusya 1. Türkiye ise…

Kime kaç puan verdik, kaç aldık?

ÖZEL RÖPORTAJ; TÜRKLER MÜTHİŞ İNSANLAR

Rusya’yı birinciliğe taşıyan Dima Bilan, yarışma öncesi Cihan Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada, yarışma için hazırladıkları ve gizli tutulan gösteri hakkında bilgi vermiş ve şunları söylemişti: “Bizim gösterimizde, tanınan Rus buzpateni Dünya Şampiyonu Evgeniy Plyuşenko ve Stradivarius’un kemanı ile çalacak olan kemancı Edvin Marton’un Read more..

Bu yazı toplamda 20, bugün ise 0 kez görüntülenmiş


LÜBNAN’DA YENİ DÖNEM

Written by bot on May 26th, 2008 | Files under Türkiye - Europa

LÜBNAN’DA YENİ DÖNEM

General Cumhurbaşkanı oldu
Lübnan’da 18 aydır devam eden siyasi kriz, bugün son buldu. General Mişel Süleyman, 11. Cumhurbaşkanı seçildi.

Genelkurmay Başkanı Michel Süleyman, Lübnan Meclisi’nde yapılan oylamada ülkenin 11. Cumhurbaşkanı oldu. Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri, yapılan sayımın ardından Süleyman’ın Cumhurbaşkanı seçildiğini duyurdu.

Lübnanlı muhalif ve iktidardaki grupların geçtiğimiz hafta Katar’da anlaşmaya varmasının ardından bugün Meclis’te yapılan seçimle, Kasım ayından beri boş olan Cumhurbaşkanlığı koltuğu da doldurulmuş oldu. Lübnan’da Cumhurbaşkanlığı seçimleri daha önce 19 kez ertelenmişti.

OTURUMA KİMLER KATILDI?

Lübnan’da yurtdışından gelen çok sayıda yabancı misafirin de katıldığı meclis oturumuna ABD destekli iktidar partisinin vekilleri ve Hizbullah grubunun vekillerinin büyük kısmı katıldı. Oturumu izlemeye gelenler arasında Katar Emiri ve Başbakanının yanı sıra Suriye, Suudi Arabistan, Fransa, Türkiye ve Mısır’dan da dışişleri bakanları ve hükümet başkanları da yer aldı. Oturuma Türkiye’den de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Read more..

Bu yazı toplamda 18, bugün ise 1 kez görüntülenmiş


SEBEBİ HENÜZ BELLİ OLMAYAN KAZANIN GÖRÜNTÜLERİ…

Written by bot on May 26th, 2008 | Files under Türkiye - Europa

SEBEBİ HENÜZ BELLİ OLMAYAN KAZANIN GÖRÜNTÜLERİ…

Uçak pistten çıkarak ikiye bölündü !
Amerikan Kalitta Air firmasına ait bir kargo uçağı, Brüksel havaalanından kalktığı sırada pistten çıkarak ikiye bölündü. İşte o uçağın görüntüleri…

GÖRÜNTÜLER İÇİN TIKLAYIN

Ulştırma Bakanı Etienne Schouppe, bugün öğleden sonra meydana gelen kaza ile ilgili bilgi verirken ölen veya yaralanan bulunmadığını, uçak yakıtı kaybından doğan tehlikelerin giderildiğini bildirdi.
Yetkililer, içinde 5 Amerikalı personel bulunan Boeing 707 kargo uçağının havalanırken pistten çıkmasının ve iki parçaya ayrılmasının nedeninin henüz belirlenemediğini duyurdular.

Kazanın kötü hava koşullarından kaynaklanması olasılığı bulunmadığı, teknik nedenlerin söz konusu olabileceği belirtildi. Uçağın mürettebatının da yaralı olmadığı, ancak hastanede sağlık kontrolü altına alındığı duyuruldu.

Brüksel’in kuzeydoğusundaki havaalanında, bir ikamet merkezine 500 metre mesafede meydana gelen kaza bölgede yaşayan insanların tepkilerine neden oldu. Bölge sakinleri, kazanın cereyan ettiği uçuş pistinin sürekli tehlike oluşturduğu görüşünü savunuyor ve trafiğe Read more..

Bu yazı toplamda 16, bugün ise 0 kez görüntülenmiş


Koruyucu Tıbbi hizmetler

Written by admin on May 26th, 2008 | Files under Türkiye - Europa

Koruyucu Tıbbi hizmetler, aile planlaması,seksüel alışkanlıklar, zührevi hastalıklar, sigara alkol uyuşturucu kullanımı, diyet ve fiziksel egzersizleri’de içeren sağlıkla ilgili çok çeşitli davranışlar ve risklerleri için tarama ve danışmanlık hizmetlerini kapsar.

Bu yazı toplamda 2, bugün ise 2 kez görüntülenmiş


Vajinismus ( Kadınlarda İlişkiye Girememe )

Written by admin on May 26th, 2008 | Files under Türkiye - Europa

( VAJİNİSMUS ,VAJİNİSMUS TEDAVİSİ, VAJİNİSMUS NEDİR, VAJİNİSMUS LA YAŞAM, VAJİNİSMUS VE KALITSALLIK, VAJİNİSMUSTA HİPNOZ, VAJİNİSMUSTA SON ÇARELER, VAJİNİSMUS VE GEBELİK, GEBE KALMAK VE VAJİNİSMUS , VAJİNİSMUS VE KÜRTAJ, VAJİNİSMUS KLİNİĞİ, VAJİNİSMUZ DA HİPNOTERAPİ )

Cinsel birleşme sırasında kadında vajen kaslarının istemsiz kasılarak cinsel birleşme olanağına kendini kapatması durumudur.Kasların kasılmasının önüne geçilememektedir. Vajinismusu genel olarak tanımladığımız zaman fiziksel bir engel olmamasına (Anatomik olarak normal) rağmen kadının korku, kaygı ve endişelerinden dolayı cinsel ilişkiye izin vermemesi, verememesi olarak tanımlanmaktadır. Vajina (kadın cinsel organı) ilişki sırasında penisin büyüklüğü yada küçüklüğüne göre kendini hazırlar. Cinsel birleşmenin durumuna bağlı olarak dışa en yakın kısmı oldukça gevşeyebilir. Bazende vajinal giriş öyle gergin ve sert bir hale gelir ki penisin buraya yaptığı baskı kadında gerçekten ağrı ve acı yaratabileceği gibi, yeni tanımlanan ve korkuyla eşleşen, zarar görmeyle eşleşen bir duygu olduğu için ağrı ve,veya acı olarak algılanır ve bunun tarifini yapamaz.

Korku ve kaygı ile kadın erkeği ve erkeğin penisini vajen bölgesine yanaştırmazken, bazıları ise yanlızca vajen girişinde bu hisleri yaşarlar.Başlangıçta herşey çok güzel başlar ,güzel bir öpüşme ve sevişmeden sonra vajinal ilişkiye sıra geldiği zaman kurt kapanı gibi bacaklarını kasar ve erkeği iter.Bu olaylar karşısında erkek ne yapacağını bilmezken kadında korku ve mahçubiyet hakimdir.

Vajinismusun oluş nedenleri kişilere göre farklılık gösterir.

Benim vajinam çok küçük olabilir veya çok dar bu yüzden ilişkiye giremiyorum diye bir kavram genelde yoktur ,çünkü vajina esnektir ve doğumda bir çocuğun başını çıkaracak kadar genişleyebilir (ki bu yaklaşık 10 kat genişlemedir).Bebeğin başının geçe bileceği yerden bir penisin geçmesi çok normaldir aslında ama işin aslı öyle değil. Korku ile kadının vücudunda ve vajen bölgesinde kasılmalar ve kilitlenmeler oluşur.Bu kasılmalar kadının kontrolü dışında oluşur. Vajinanın girişindeki kasların kasılmasının yanında tüm vücutta bir kasılma , endişe, korku ve panik hali olur, ve kadın bacaklarını sıkıca kapatır.Biz bunu kurt kapanı benzetmesi yapıyoruz.

Vajinusmuslu kadınların bazıları ise kızlık zarlarının çok kalın olduğuna ve bu yüzden ilişkiye giremediklerine inanırlar ve de eşlerini de inandırırlar, sorunun kızlık zarının ortadan kalkmasıyla çözüleceğine inanan çift bir kadın doğum uzmanına giderek ve anestezi ile bayıltılarak kızlık zarlarını ameliyatla açtırırlar, ama bu da çözüm getirmez ve bunun da işe yaramadığını gören çift iyice umutsuzluğa, karamsarlığa kapılıp ilişkilerini yıpratmaya ve birbirlerini suçlamaya başlarlar.Aslında gerçek vajinusmusta bunun yeri yoktur.

Vajinusmus sorunu olan kadınların büyük çoğunluğu doktora muayene olamaz, tıpkı ilişkide olduğu gibi panik ve korkuya kapılır, bacaklarını kapatır ve ağlama krizine girerler.Genellikle en son bize gelirler.Bizden önce mahallenin ebesine,normal bir kadın doğum uzmanına,daha sonra psikologa vs. Bunların hepsi hastada ve eşinde maddi manevi yıpranmalara yolaçar.Oysaki bunun yolu psikiyatri eğitimi almış hipnoterapi yöntemini bilen iyi bir kadın doğumcu bir seyansta çözer.Biz böyle yapıyoruz.

Bazen de sorunun ilaçlarla veya genel anestezi (bayılma) altında ilişkiye girmekle çözüleceğine inanılır, uyutularak kaslarda gevşeme sağlanabilir ve hatta yanlış bir metod olarak vajinusmuslu kadınların genel anestezi ile uyutulup partnerleri ile cinsel ilişkiye girmeleri sağlanır ama bu sorunu çözeceğine daha da büyütebilir.Kadın uyanık olduğunda cinsel ilişkiden gene korkacaktır ve kocası ise daha evvel anestezi altında ilişki kurduğu karısına karşı zorlayıcı bir tutum izleyebilir. Bu da korkuyu arttırır. Ayrıca anestezi altında ilişkiye girilen kadın kendi kontrolü dışında bu tip bir ilişki yaşamaktan psikolojik olarak kötü etkilenebilmektedir. Bu yaklaşımın nedenlerin bir tanesi vajinismusun cinsel yaklaşım ,vajinaya giriş sırasında vajenin etrafındaki kasların kasılması ve bundan dolayı cinsel ilişkiye girilememesi düşüncesidir.

Gene bu düşünce tarzı ile son zamanlarda vajene botox uygulamaları yapılmış ve vajen kasının kasılması engellenmiştir.Gerçek vajinismuslularda bu yaklaşımda çözüm sağlamammaktadır.Geçici çözüm yolu olarak kullanılmaktadır.

Bu tip sıkıntılı kişilere sakinleştirici ilaç, antidepresan ilaç vermekle bu sorun çözülmez, aksine bu tip ilaçların bazılarının cinsel isteği azaltıcı etkisi vardır, böylece sorun çözülmediği gibi başka bir sorun olan cinsel isteksizlikte sıkıntıya eklenmiş olur. Kas gevşeticiler veya alkol alıp sarhoş olup cinsel ilişkiye girme çabaları da hep hüzün ile sonuçlanır.

Çok kolay tedavi edilebilen bir sorun olan vajinusmus bu tip yanlış bilgi ve denemelerle büyür,büyür. Kadında sıkıntı, gerginlik başlar, kendisinde eksiklik olduğu duygusu ile suçluluk duymaya başlar, Ümitsizlik ve karamsarlığa düşer. Kadınların çoğunluğu bu durum karşısında gösterdiği tepkinin fazlalığını ve de gereksizliğini bilir,korkuya karşı verdiği tepkinin aşırılığını mantıken bilmesi ve de bunun gereksizliğini kabul etmesi de bunu çözmeye yetmez ve bir iç karmaşa yaşar,ben eşimi seviyorum, onu istiyorum,kanunen benim eşim,ailem onu kabul ediyor,ben kabul ediyorum,peki neden bunu yapamıyorum gibi iç karmaşalar ve bunalımlar yaşayabilir.

Bazı kadınlarda cinsel isteklerinin olmadığı şeklinde düşünürler,ben ilişkiye arzu duymuyorum,duysam yapacağım ama içimden gelmiyor diye yakınırlar,buda tamamiyle bir savunma sistemidir,insan canının yanacağından korktuğu veya zarar göreceğine inandığı veya inandırıldığı şeyi isteyebilir mi ?

Bazen çözüm olarak vurdum duymazlık yaşar ve beni seven beni böyle de sever illa cinsel ilişki mi yaşamak gerekir gibi bir takım savunma mekanizmaları geliştirerek kendisini rahatlatmaya çalışır, ama sorun hep vardır ve her gün büyür ,bir gün eşlerin her ikisi de bunu taşıyamayacak hale gelir ve ilişki biter. Erkekler başlangıçta çok ılımlı yaklaşırlar ilişkiye giremeyen eşlerine ,bazen de anlayamama ve öfke ve kırılganlık hisleri arasında kalırlar.Ve bedensel hiç bir sorunu olmamasına rağmen bazen erkekte sertleşme sorunu da başlayabilir. Erkek sonuçta tahammülsüzleşebilir ,eşini zorlayabilir veya aldatabilir.

Bazende hanımlarımız tedavi olmayı istedikleri halde eşlerinin sorunu önemsemediklerini, tedaviye baş vurmayı ertelediklerini, veya olay çözüme yaklaştığı sırada eşlerinden destek göremediklerini fark eder buna çok şaşırırlar.Cinsel ilişki ile ilgili kaygı ve korkular yanlızca kadınlarda olmaz bazı erkeklerdede bu olabilir.Kadınlar için bunu anlamak veya hissetmek çok zordur çünkü onlar kendi problemlerine vede çözümlerine odaklanmışlardır.Evet bazen bunu anlamak veya hissetmek zordur ama şöyle düşünün başka insanlarda, hatta bazen sizde bu konuda kendinizi anlayamıyorsunuz.Ama gerçek olan şu ki problem var. İşte benzer bir yaklaşımla yaklaşırsanız eşinizide anlayabilirsiniz, buda çözümü kolaylaştırır.Onunda ilişkiden korkabileceğini, canının acıyabileceği ve ilişkide penisinin zarar göreceği düşüncesinin olabileceğini kabul etmeniz gerekebilir.

Tedavide hanımların yanı sıra ,erkeklerede kaygı ve korkularını yok edici, destek verici terapi yapıyoruz.Onlarıda anlyor,seviyor ve kaygılarına saygı duyuyoruz. Vajinismus kadının ve erkeğin ortak bir sorunu olup, hiç bir taraf diğerini suçlamamalı veya anlayışsız olmamalıdır. Çok seyrek olarak yaralanmalar yada kadın dış veya iç cinsel organlarının hastalığı ile cinsel ilişki arasında acı oluşur ve kadın istemeyerek kendini kasabilir. Böyle bir durumda, fiziksel nedenlerin tedavi edilmesi gerekir.

Vajinismusun nedenlerinde çocukluk çağından kalma korkuların,suçluluk,ayıp,günah duygularının yeri büyüktür.Korkular en çok ,kadının simgesel olarak zihninde aşırı büyüttüğü bir penis yüzünden çok acı çekme ,parçalanma korkularıdır.Ayrıca gebe kalma korkuları da önemlidir.

Bunların yanında;

-Eksik yada yanlış cinsel bilgi
-Erken travmatik yaşantılar
-Eşler arasındaki iletişim biçimi
-Cinsel iletişim sorunları
-Performans kaygısı
-Kızlık zarını yitirme korkusu
-Otoriter baba
-Baba kız ilişkisindeki güçlükler
-Cinselliği aşağılayan aile olabilmektedir.

Kişiler bu sorunla başa çıkabilmek için kendince çözüm yolları bulurlar.Bunlar arasında çok sık cinsel ilşkide bulunmaya çalışma yada cinsel ilişkiden kaçınma davranışları olabilmektedir. Tabi ki bu durum sorunu daha da karmaşıklaştırır ve içinden çıkılamaz bir kısır döngü oluşur.Sonuçta evliliklerin bitmesi bile söz konusu olabilir.

Cinsel uyum yalnızca cinsel organların birleşmesi demek değildir.Aslında cinsel uyum,genel uyumun bir parçasıdır ve bir çok karmaşık ruhsal olayları içerir.Eğer eşlerin genel uyumları ile ilgili sorunları varsa tabi ki bu durum cinsel uyumlarını da etkiler.

Bu sebeple vajinismus tedavisinde öncelikle bu sorunları keşfedip,farkına varmak gerekir.Bazı vakalarda sadece bu sorunları keşfetmek ve terapisini yapmak vajinismus sorununu tamamen çözmektedir.

Bu sebeple cinsel uyumun içinde sevme, sevilme, bağlılık,dokunma,okşanma,konuşma,söyleşi,paylaşma,özleme vb.gibi bir çok duygu ve gereksinimler yer alır.

Vajinismus tedavisinde bilişsel davranışçı terapilerin yanında hipnoz tekniği kullanılır.Buradaki amaç,kişinin korkularının ve kaygılarının ilk önce düşüncede aşılmasını sağlamaktır.Çünkü,vajinismusun temelinde olumsuz cinsel düşünceler vardır.Bunların keşfinde ve tedavisinde hipnoz kullanılır.Kişi bu sayade kendini,cinsellikle ilgili düşüncelerini farkeder,onun yerine olumlu cinsel düşünceleri oluşturur. Bununla birlikte kişi rahatlama egzersizlerini öğrenir ve kasılmalarını kontrol edebilir hale gelir. Tabiki tüm bunların olabilmesi için kişinin inançlı olması ve iyileşmeyi gerçekten istemesi gerekir.

Biz kendi hastalarımıza yanlızca kadın doğumcu gözüyle değil cinsel eğitim terapisi veya hipnoterapi yaparak maximum 2 seansta kalıcı çözüme ulaşıyoruz. Ve lütfen hayatı kendinize zehir etmeden ve zaman kaybetmeden birlikte bu sorunu çözebileceğimize inanın.

Bu yazı toplamda 1, bugün ise 1 kez görüntülenmiş


Plajın en güzel kızı siz olun

Written by admin on May 26th, 2008 | Files under Türkiye - Europa

Deniz kıyısında ya da havuz kenarında… Yaz sıcağında mükemmel bir görünüm için makyajdan plaj giysilerine kadar nelere ihtiyacınız olduğunu biliyor musunuz…

Plajda da makyaj yapılır mı demeyin. Abartıya kaçmamak kaydıyla cildinizin doğal görünümünü koruması için büyük bir allık fırçasıyla bronzluk sağlayan pudrayı alın, elmacık kemikleri ve burna hafifçe sürün. Göz altı morluklarını ise hafif dokulu bur kapatıcıyla belirsiz hale getirebilirsiniz.

Işıltılı dudak koruyucuları bu dönemde en çok kullandığımız makyaj ürünlerinden. Fazla belirgin olmayan renkleri dudaklara hafif bir parlaklık kazandırıyor. Siyah ya da kahve tonlarındaki suya dayanıklı maskaralar ise kirpiklere hoş bir görünüm veriyor. İşte, şimdi plaja gitmeye hazırsınız…

Yaz aksesuarları

Deniz kenarında saçlarınızın da bakımlı görünmeye ihtiyacı var. Pratik modeller arasında yer alan ve iki saniyede yapabileceğiniz atkuyrukları ile dağınık topuzları mini etek ve bermudayla rahatlıkla kullanabilirsiniz. Çiçekli saç lastikleri ya da klipsler plaj güzelliğinizi tamamlayan aksesuarlar arasında. Eğer kákül kullanıyorsanız saçlarınızı her iki yanından parlak bir saç tokasıyla tutturabilirsiniz. Islak görünüm ise özellikle kısa saç modellerinde oldukça rahat bir kullanım sağlıyor.

Saçlar deniz suyuyla sertleşip parlaklıklarını kaybedebiliyor. Saç fırçasına bir miktar güneş sütü sürün ve saçlarınızı tarayın. Elde edeceğiniz açık tonlardaki tutamları siz de beğeneceksiniz.

Ve güneşten korunmanın en trendi yöntemi. Ünlülerin de özellikle yaz sezonunda benimsediği geniş hasır şapkalar, romantik ya da kovboy tarzı modelleriyle dikkat çekiyor. Ayrıca kalın saç bantları da yazın en gözde aksesuarlarından. Hem kullandığınız modelin kalıcılığını sağlıyor hem de kolay kuruyor.

Bu yaz büyük güneş gözlükleri “in”. Yuvarlak, köşeli ya da kalp formundaki modeller hem güneşten koruyor hem de modern bir hava katıyor. Beyaz ya da pembe çerçeveler de yazın favorileri. Plajların klasikleri arasında yer alan parmak arası terlikler de çiçek desenleri ya da çizgili modelleriyle öne çıkıyor.

Bu yazı toplamda 2, bugün ise 2 kez görüntülenmiş


Kadınların yatakta yaptıkları hatalar

Written by admin on May 26th, 2008 | Files under Türkiye - Europa

Hep erkekler mi hatalı olacak, bayanların da kendilerini daha mutlu bir hayattan mahrum edecek çok kritik hataları olabiliyor. Bu hatalar yatakla ilgili olunca da evlilik ya da ilişkilerde zamanla iki mutsuz ve yabancı insan haline gelinebiliyor…

İŞTE KADINLARIN YATAKTA DÜZELTMESİ GEREKEN 10 ŞEY

1.EĞİLİM; KUTSAL ANNE MASKESİNİN ARDINA GİZLENME

ÇÖZÜMÜ: Aseksüel anne kimliğinizi yatak odasının dışında bırakın. Annelik kuşkusuz dünyadaki en kutsal kimlik. Ama yüklendiğimiz bu kimliğin getirdiği aseksüeliteyi yatak odamızın dışında bırakmamız gerekiyor. Eşimiz için biz daha çocuklar doğmadan önce tanıyıp, sevdiği kadınız. O yüzden yatak odanıza girdiğiniz an sloganınız Annelik out, Marılyn Monroe kişiliğiniz ın olmalı…Unutmayın mutlu ebeveynler, mutlu anne babalar yetiştirir.

2- EĞİLİM; YATAKTA ÖLÜ BALIK TAKLİDİ YAPMAK

ÇÖZÜMÜ:Ayıp şeyler yapmaktan utanmayın. Bunun anlamı tek cümlede özetli esasında. Yatakta ölü taklidi yapmayın. Canlı olun, bir çok yeniliğe açık olun.

3- EĞİLİM; FEMİNENLİĞİ UNUTMAK

ÇÖZÜMÜ: Kocanızla ya da erkek arkadaşınıza en yakın kız arkadaşınız muamelesi yapmayın. Birçok kadının yaptığı en büyük hatalardan biri de ilişkisinde yol aldıktan sonra kendine ait kişisel herşeyi onunla paylaşmak istemesidir. Günlük hayatınızda kız arkadaşlarınızla paylaşabileceğiniz, ağda zamanınızın gelmesi, adet gününüzün yaklaşması gibi konuları onunla konuşmamaya özen gösterin. Traş bıçağına ortak olmayın, çünkü kadının feminenliğini koruması için biraz gizem iyidir. Bu konuda 1950 ve 60lar arasındaki Hollywood film karakterlerini taklit edebilirsiniz mesela. Eşiniz sizinle yatağa girerken kankasıyla yatağa girer gibi olmamalı. Size olan arzusunun devam etmesini istiyorsanız, mahremeyetinizi paylaşmayın.

4- EĞLİM: EŞİN PORNO İZLEME İSTEĞİNİ YARGILAMAK

ÇÖZÜMÜ: Çok basit, yargılamayın… Bir çok kadın eşinin porno izlemekten hoşlandığını duymak bile istemez. Ancak size çok ahlaksız gibi gelen şey, onların büyürken erkek olma konusunda edindikleri kültürün bir parçası. Belki bunun biraz daha yumuşağı olan erotik filmleri beraber izlemek, yatak odası hayatınızı oldukça şenlendirecek. Ve eşinizin yargılanmaktan dolayı hissettiği aşağalanmayı da ortadan kaldırmış olursunuz.

5- EĞLİM: İLİŞKİ SIRASINDA SUSKUN KALMAK

ÇÖZÜMÜ: Erkeklerin uyarılmak için duymaya ve görmeye ihtiyaçları vardır. Bunu ondan esirgemeyin. Hissettiğinizi daha çok hissedebilmek için dile dökmek, mutlu bir yatağın altın sırrı. Biraz edepsiz olmak size mutluluğun ve doyumun kapısını açıyorsa bunu deneyin deriz. Utanmayın, o bunu seviyor…

6- EĞİLİM: BEDEN HAKKINDA OLUMSUZ DÜŞÜNCELERE SAHİP OLMAK

ÇÖZÜMÜ: O sizi olduğunuz gibi beğendi ve sevdi, sizinde kendinizi sevmeniz ve beğenmeniz hayatınızı kurtaracak kadar önemli tutum. Kısa ya da uzunsunuz, şişman ya da çok zayıf farketmez, o sizinle olduğunuz gibi birlikte olmak istiyor. Kendinizi sevmeniz ve bedeninizle barışık olmanız, cinsel hayattan zevk almanızın ilk ve en önemli koşulu. Eşinizle açık ışıkta birlikte olun, evde iç çamaşırlarınızla dolaşın. İlk önce kendi bedeninizle flört edin…

7- EĞİLİM: BAŞKA KADINLARI AŞAĞILAMAK VE HAKARET ETMEK

ÇÖZÜMÜ: Gerçekten basit görünebilirler, ama eşiniz onu böyle beğeniyor. Beğenmeyi deneyebilirsiniz eğer çok zor geliyorsa en azından yorum yapmayı kesebilirsiniz. Başkaları yerine kendi ilişkinize odaklanın… Kadınlar dillerinden ne çok şey kaybediyorlar, ama ne demiş atasözü söz gümüşse sükut altındır. Bunu düstur edinin ve erkeğinizin evet, o sizin. Bunu aklınızdan çıkarmadığınızda esasında daha az hata yapacaksınız etrafında dolaşan kadınlara karşı hafifmeşrep ve ucuz ve daha ötesini içeren nitelemeleri asla kullanmayın. Siz eşinizle olan ilişkinize odaklanın…

8- EĞİLİM: SEKSİ ARAÇ EDİNMEK

ÇÖZÜMÜ: İlişkiyi yönlendirmeyi ayaktayken deneyin, yatar pozisyonun uzun sürede sakıncaları ver. Adem babamızla Havva annemizin ilişkisini bilemiyoruz ancak bildiğimiz kadınların erkeklere kabul ettirmek istedikleri pek çok şey için yatağı arena gibi kullanmaları çooook eskilere dayanır. Söylüyoruz, Yatak ilişkideki hiçbir şeyin garantisi değildir. Daha fazla sevgi, gelecek garantisi ya da istediğiniz herhangi bir şeyi cinselliği kullanarak elde edemessiniz. Ettiğinizi sansanız bile uzun sürmez üstelik ilişkinin kalitesini bozar.

9- EĞİLİM: HASSASİYETE ÖZENSİZ DAVRANMAK

ÇÖZÜMÜ: Dişlerinizi kullanmayın. Erkekler sertlikten hoşlanabilir ama bu her pozisyon için geçerli değildir.

10- EĞİLİM: ONUN TEK BİR HASSAS BÖLGESİ VARMIŞ GİBİ DAVRANMAK

ÇÖZÜMÜ: Bu dünyada sonucu iyi olan herşey emek ister. Siz ön sevişme istiyorsanız eşinizde sizin, onun vücudunu tanımanızı isteyebilir. Erkeğe çok ödev yüklemek yerine sizde onun üzerinde çalışmayı öğrenmelisiniz. Erkeklerin vücudu tepeden tırnağa sinirlerden oluşuyor, her ne kadar belli bir kısmında yoğunlaşsa da onun da pek çok erojen bölgesi olabilir. Göğüs uçları bunlardan biridir mesela. Keşfe burdan başlayabilirsiniz.

Bu yazı toplamda 1, bugün ise 1 kez görüntülenmiş


Kapat
E-posta ile paylaş